Pages

29 Eylül 2016 Perşembe

Bıktım!!!!!!!

İnsanlar neden böyle? Neden? Neden? Tamam seni anlıyorum da neden beni anlamıyorsun? Sen üzülmeyeceksin diye her seferinde ben mi üzüleyim? İstediğin ne oturayım kıçımın üstüne bok gibi bir hayatta bok gibi mi yaşayayım? Anlamıyorum bak. Cidden anlamıyorum. Daha doğrusu anlayamıyorum. Bu kadar bencillik yeter ya. En son çekip gideceğim öyle arkamdan bakacaksın. Belki gitme diyemezsin çünkü o dilini ben kapıyı kırarken yutacaksın. İnsanın üzerine bu kadar gelinmez. Ne yapayım odama kapanayım çıkmayayım. Yük mü oluyorum sana? Eğer öyleyse söyle ben giderim hayatınızdan. Gerekirse bu hayattan da giderim benim için hiç bir sorun yok bunu bil istiyorum. Şu an içimden geçenleri hiç bilmiyorsun hiç. En kötüsü de ne biliyor musun? Ben şimdi sabaha kadar gözü yaşlı bir şekilde öylece bakacağım ya boşluğa. Sabah ise hiç bir şey olmamış gibi hayata devam edeceğim. Gözümde ki yaşları görme sen. İçime akan yaşları zaten hiç görmedin bu zamana kadar. Çocukken bile yaşattığın acıları kimse yaşatmadı bana. Mesela senden başkası kafamı yastığa gömüp hıçkıra hıçkıra ağlamama sebep olmadı. Hayır madem işin yok benle. Üzüyorum ben seni o zaman s.ri çekicen gideceğim hayatından. Ama bu sefer arkamdan babamı göndermek yok tamam mı. Bu sefer harbi harbi yok olacağım. Sen yeter ki o tek kelimeyi söyle bana. Gerisi bende karışmaaaaa.........

25 Eylül 2016 Pazar

Benim Hayatım





"Aşk insanlığa verilen en ağır cezadır. Bak bende, bende senin gibi aşk acısı çekiyorum. Bende birinden hoşlanıyorum." dedi ve sustu. Bende sustum, karanlığa gömüldüm. Sonra gecem sabah, sabahım ise gecem oldu. Günler haftalar yıllar geçti. Unutmamaya yemin etmiş gibiydim ben sadece ama hep sustum. Hayalini yaşadım, hayaliyle oldum. hayaliyle öldüm. Oysa hep bir umudum olmuştu. Bekledim o yüzden yıllarca. Taki umutlarım bir bir bitene ben bitene denk.




Yıllar yıllar öncesinden başlayan bir masaldı. Sadece masal. Başı belli sonu belli olmayan bir masal. Sonu gelmemiş aklı karışmış bir masal. İlk başlarda çocuk kızı bir anlık dahi olsa görmek için her şeyi yapar. Sesini duymak için herkesi sustururdu. O konuştuğunda depremler olur, baktığında ise yangınlar çıkardı. Masal ya bu kız bunu hiç bilmezdi. Taki o ana kadar. O an tüm umutların yıkıldığı an. Yaşamın bittiği bitkisel hayata geçiş anı. Masal bu ya biri üzgün biri mutlu. Olsun... Belki geç kalınmışlıkla verilen bir ceza. Olsun... Ve tren ne zaman gitti hiç bilmiyorum...




Neyse. Şimdi kırık dökük bir hayalin içinden dünyayı izliyorum. Dünyadan ise kendimi çoktan kazımışım geri gitmeye çalışıyorum. Yaralarım iyileşir gibi ama iyileşecek gibi de değil. Sorun değil beni ben yapanda onlar bunu biliyorum. Acı çekmiyorum artık. Kanamıyorum mesela. Ağlamıyorum artık her gece. Geceleri artık uyuyabiliyorum mesela. Ama yüreğimde hala tek kişiyim ben hala. Sığınmışım oradaki yalnızlık meydanına. Tek başıma devlet yönetir olmuşum. İşte bakın yalnızlık meydanının kapılarını burada açtım. Dostlar ziyaretime geliyor arada. Bazen doluyor taşıyor ama geceleri hala tek kalıyorum...


KEYİFLİ GÜNLER GÖRMENİZ DİLEĞİ İLE...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...